Nazlı Eda Noyan

02.04.2017

Prof. Dr. Nazlı Eda Noyan (İzmir, 1974), Bahçeşehir Üniversitesi İletişim Fakültesi Çizgi Film ve Animasyon Bölüm Başkanı. Başka Diyarların Çocukları (2006 En İyi Kısa Animasyon, İstanbul Kısa Film Festivali) ve Bir Fincan Türk Kahvesi (2013 En Iyi Kısa Film Altın Portakal Film Festivali) gibi ödüllü kısa animasyon filmlerinin yanı sıra 13 çocuk kitabının da (Nar’ın Sanat Günlüğü Serisi, Gülçin, Hayatı Dokuyan İplikler Serisi) yazarı ve tasarımcısı. Şu anda bir uzun bir kısa metraj olmak üzere iki animasyon film projesi üzerine çalışıyor. Animist Animasyon Festivalinin direktörü ve animasyonunkadinlari.org kurucusu. İstanbul’da yaşıyor. 


Türkiye'deki sinema üretiminde kadına dair fırsat eşitliği konusunda ne düşünüyorsunuz?

Ben anaerkil bir ailede kadın hikâyeleri dinleyerek büyüdüm. Bir gün evimin dışında duyduğum hikâyelerin erkekler tarafından, erkeklere anlatılan, erkek hikâyeleri olduğunu fark ettim. Nedenini merak ettim. Şu anda temel sebebin fırsat eşitsizliği olduğunu görüyorum. Dayatılan kurallar, yapı, süreç, verilen destek kadınlar için değil. 


Sinema endüstrisinde çalışan kadının özlük hakları konusunda neler düşünüyorsunuz?​

Genel telif sorunu, ücret eşitsizliği, çocuk desteği azlığı, sansür, yaratıcılığı örseleyen “esinlenme” kültürü, çalışma saatleri gibi sektör pratikleri...


Üç somut öneri yapabilir misiniz?​

Çoğu zaman kendinizi ifade etmek adına içine düştüğünüz bir kısır döngü “kadın yönetmen” kullanımında olduğu gibi bir mesleğin önüne konulan “kadın” kelimesi. Ancak cinsiyetleri nedeniyle bin bir türlü zorluğa, eşit olmayan koşula rağmen mesleğine sahip çıkmayı başaranların kadınlıkları tam da bu nedenle vurgulanmalı belki de. 


Nanette Salomon, 1991 tarihli, feminist sanat tarihinin önemli metinlerinden “Sanat Tarihi Kanonu: Dışlama Günahları” sinemada kameranın arkasındaki kadınlar için uyarlanabilir. Salomon bu metinde çağımızda kadınların, kültürün üretilmesi ve yayılmasında söz sahibi olma sorumluluğunu ve ayrıcalığını yeniden kazanmak için verdikleri savaşı kazandıklarını ancak gelinen bu aşamada yalnızca söyleme dahil edilmenin yeterli olmadığını söyler ve geliştirilmesi gereken stratejileri şöyle sıralar: “Bunlar arasında en önemlisi, geçmişteki kadın yaratıcıların keşfedilip gün yüzüne çıkarılması. İkincisi ise, kadınların eleştirmen ve yorumcu olarak ortaya çıkmaları, sanat eserlerini kendi açılarından anlamlı olacak şekilde kavrayıp değişime uğratmaları... Birinci stratejinin, yani kadın sanatçıların keşfinin en olumlu sonuçlarından biri, ‘normal’ seçkiyi şüpheli hale getirmesi, böylece doğal olmaktan çıkarıp siyasi boyutunu ifşa etmesidir…”


2002 tarihli Frida filminin yapımcı ve oyuncularından olan Salma Hayek, 2015’te Cannes film festivalinde The Hollywood Reporter tarafından düzenlenen "Women in Motion" başlıklı bir söyleşide başarılı yapımcı kimliğiyle yıllardır kadın hikayeleri anlatmak istediğini özellikle de kendi geldiği Latin kültürünün kadınlarını ele alan projeleri gerçekleştirmek için verdiği çabayı anlatırken kendince vardığı en önemli sonucu paylaşır: “Erkeklerin egemen olduğu sektörde kadın ya da azınlık hikayelerini anlatmak istiyorsanız bunların ‘para kazandıran’ şeyler olduğunu ispat etmelisiniz”. Hayek’in fikrini elindeki verilerle destekleyerek, kadınların önemli tüketiciler ve ekonomik güç için gerekli bir topluluk olduğunun ispatı stratejisiyle kazandığı başarı bizler için de önemli bir strateji olabilir. 


Son olarak, sinemadaki hikayelerimizde sadece siyaseten “doğru olanı” yazmakla yetinmemeli, siyaseten “doğru olarak” yazmayı da hesaba katmalıyız. Farklılıkları, birlikte yaşamın güzelliğini edebi bir lezzetle veren filmler yapmalıyız. Bunları yapan yönetmen, senarist, yapıcılara ne kadar önemli bir iş yaptıklarını dile getirmeli onları desteklemeliyiz. Kadın hikayelerini anlatmak için farklı mecralar, ortamlar, diller ve yöntemlerdeki arayışımızı sürdürmeli, disiplinlerarası çalışmalara imkân tanımalı, ekonomi de dahil olmak üzere sürdürülebilir kılmalı, bu konuda ev ödevimizi iyi yapmalıyız. 


www.girlsawthesea.net

image9

Bir Fincan Türk Kahvesi, 2013 / Fragman